Çöp ve Atık Nedir?

Çöp ve atık kavramları günlük dilde birbirinin yerine kullanılsa da atık yönetimi mevzuatı, geri dönüşüm süreçleri ve kurumsal sorumluluk açısından birbirinden farklı tanımları olan kavramlardır. Bu farkın kurumsal düzeyde doğru anlaşılması, yasal uyum ve kaynak verimliliği açısından belirleyici öneme sahiptir.

Çöp ve Atık Nedir?

Türkiye’de yürürlükte olan Atık Yönetimi Yönetmeliği (2015/29314) atığı; üreticisi veya fiilen elinde bulunduran gerçek ya da tüzel kişi tarafından çevreye atılan, bırakılan ya da atılması zorunlu olan herhangi bir madde veya materyal olarak tanımlamaktadır. Avrupa Birliği Atık Çerçeve Direktifi (2008/98/EC) de benzer bir tanım benimsemekte; atığı sahibinin elden çıkardığı, çıkarmayı planladığı veya çıkarmak zorunda olduğu herhangi bir madde ya da nesne olarak nitelendirmektedir.

Çöp ise atık içindeki geri dönüştürülebilir fraksiyonlar — kağıt, karton, cam, metal, plastik — ayrıştırıldıktan sonra geriye kalan ve herhangi bir geri kazanım yöntemiyle değerlendirilemeyen artık malzemedir. Çöpler düzenli depolama alanlarına gönderilir ya da yakma gibi bertaraf yöntemleriyle işleme tabi tutulur. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) raporlarına göre dünya genelinde yıllık üretilen 2,1 milyar ton katı atığın yalnızca yüzde otuz üçü çevre açısından güvenli biçimde yönetilmektedir.

Çöp ve Atık Türleri

Katı Atık

Evsel ve endüstriyel kaynaklı katı haldeki atıkları kapsar. Plastik, kağıt, cam, metal ve organik gıda artıkları bu kategorinin temel bileşenleridir. Avrupa Çevre Ajansı (EEA) verilerine göre Avrupa’da kişi başına yıllık ortalama 505 kilogram belediye katı atığı üretilmektedir. Türkiye’de katı atık yönetimi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından denetlenmekte olup bu alandaki düzenleyici çerçeve AB müktesebatıyla uyumlaştırılmaktadır.

Organik Atık

Biyolojik olarak ayrışabilen gıda artıkları, bitkisel atıklar ve bahçe artıklarından oluşur. Kompost veya biyogaz üretimi yoluyla değerlendirilebilir. UNEP verilerine göre küresel gıda atıklarının yüzde seksen dokuzu hâlâ geri kazanılmadan bertaraf edilmektedir; bu durum organik atık yönetimini sürdürülebilirlik gündeminin öncelikli başlıklarından biri haline getirmektedir.

Tehlikeli Atık

Kimyasal maddeler, radyoaktif materyaller ve tıbbi sarf malzemeleri bu grupta yer alır. İnsan sağlığı ve çevre açısından ciddi risk taşıdıklarından özel toplama, taşıma ve bertaraf süreçlerine tabidir. Tehlikeli atıkların uluslararası sınır ötesi hareketi Basel Sözleşmesi çerçevesinde düzenlenmektedir.

Tıbbi Atık

Hastaneler, klinikler ve sağlık merkezlerinden kaynaklanan enfeksiyon riski taşıyan atıklardır. Standart çöp ve atık akışından ayrı olarak kırmızı renkli tıbbi atık kaplarında toplanır ve sterilizasyon ya da yakma yöntemiyle imha edilir.

Elektronik Atık (e-Atık)

Kullanım ömrünü tamamlamış elektrikli ve elektronik ekipmanlardır. EEA raporlarına göre e-atık, Avrupa’nın en hızlı büyüyen atık kategorileri arasında yer almakta; yıllık yüzde üç ile beş oranında artış göstermektedir. İçerdiği değerli metaller (altın, gümüş, bakır, nadir toprak elementleri) nedeniyle geri kazanım potansiyeli yüksektir.

Kurumsal Atık Yönetimi Süreci

Atık yönetimi; kaynağında ayrıştırma, toplama, taşıma, işleme ve bertaraf aşamalarını kapsayan bütünleşik bir süreçtir. Bu sürecin etkinliği doğrudan kaynağında ayrıştırma kalitesiyle ilişkilidir. Dünya Bankası 2018 tarihli “What a Waste 2.0” raporu, gelişmekte olan ülkelerde atık ayrıştırma altyapısındaki eksikliklerin geri dönüşüm oranlarını yüzde otuzun altında tuttuğunu ortaya koymaktadır.

Kurumsal tesislerde kaynağında doğru ayrıştırma için renk kodlu ve etiketli sıfır atık kutuları kullanımı hem yasal yükümlülük hem de kaynak verimliliği açısından zorunlu hale gelmiştir. Oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri ve üretim tesisleri gibi yüksek atık üretim kapasiteli kurumsal yapılarda paslanmaz çelik çöp kovaları uzun ömürlü ve hijyenik bir ayrıştırma çözümü sunar.

Sıfır Atık Yönetmeliği ve Kurumsal Yükümlülükler

Türkiye’de 2019 yılında yürürlüğe giren Sıfır Atık Yönetmeliği; kamu kurumları, oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri ve eğitim kurumlarını kapsayan geniş bir yükümlülük çerçevesi getirmektedir. Yönetmelik, çöp ve atık kavramlarını birbirinden net biçimde ayırarak geri dönüştürülebilir atıkların ayrı toplanmasını, çöpün ise ayrı bertaraf edilmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu yükümlülük kapsamında kurumların atık türlerine göre renk kodlu ve etiketli atık ayrıştırma üniteleri kullanması beklenmektedir. Sıfır atık belgelendirme sürecinde fiziksel altyapının oluşturulması — yani uygun konumlara uygun kapasitede ayrıştırma ünitelerinin yerleştirilmesi — değerlendirme kriterlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Sıfır Atık Yönetmeliği’ne uyum süreci ve belgelendirme hakkında detaylı bilgiye Bakanlığın resmi sayfasından ulaşılabilir.

Çöp ve Atık Ayrıştırma Renk Kodları

Türkiye’de uygulanan sıfır atık renk kodlaması, çöp ve atık türlerinin görsel olarak ayrıştırılmasını sağlar. Bu kodlama kurumsal tesislerde standart hale getirilmiş olup mavi, sarı, yeşil, kırmızı ve siyah renk kodlarının her biri farklı bir atık fraksiyonunu temsil eder. Renk kodları ve kurumsal uygulaması hakkında ayrıntılı bilgiye sıfır atık çöp kovası renk skalası yazımızdan ulaşılabilir.

Dış Mekan Atık Yönetimi

Otel bahçeleri, AVM dış alanları, park ve rekreasyon bölgeleri gibi dış mekanlarda atık yönetimi özel ekipman gerektirir. Hava koşullarına ve yoğun kullanıma dayanıklı dış mekan çöp kovaları, bu alanlarda hijyenik ve estetik bir atık toplama çözümü sunar. Kurumsal projelerde dış mekan atık altyapısının doğru planlanması, yönetmelik uyumu ve çevre estetiği açısından belirleyici bir etkendir.

Tüm modeller istenilen renk ve yüzey seçenekleriyle proje bazlı üretilmektedir.

Paylaş:

pH Nedir?

Sabah kahvaltısında içilen portakal suyunun…
WhatsApp+90 532 067 10 83
Hemen Ara+90 532 067 10 83
Teklif İsteOnline Form
E-posta Gönderinfo@areksan.com